OSMANİYE ECZACI ODASI BAŞKANI ECZ. MEHMET GÜL

OSMANİYE ECZACI ODASI BAŞKANI ECZ. MEHMET GÜL :ECZANELERİMİZİ YAŞATACAK BİR PROTOKOL TALEP EDİYORUZOsmaniye Eczacı Odası Başkanı Ecz. Mehmet GÜL




OSMANİYE ECZACI ODASI BAŞKANI ECZ. MEHMET GÜL :ECZANELERİMİZİ YAŞATACAK BİR PROTOKOL TALEP EDİYORUZOsmaniye Eczacı Odası Başkanı Ecz. Mehmet GÜL SGK ile TEB arasında imzalanan ilaç alım protokolünün 31 Mart 2016 Perşembe dün itibarı ile sona erdiğini belirterek Yeni protokolün yapılması için her türlü çaba sarf edilmiş olmasına rağmen taraflar arasında bir uzlaşma bugüne kadar ne yazık ki sağlanamamıştır dedi.Konuyla ilgili olarak Eczacı Odasında bir basın açıklaması yapan Osmaniye Eczacı Odası Başkanı Ecz. Mehmet GÜL şunları söyledi: Eczacılık alanı 2004lerden bu yana son derece ciddi bir ekonomik daralma ile karşı karşıyadır. Eczacının tüm geliri ilaç fiyatlarına bağlıdır.Biz eczacılar ilaç fiyatı üzerinden kamu tarafından belirlenen kar oranıyla mesleğimizi devam ettiriyoruz. İlaç fiyatları son on yılda 572 kez düşmüştür. Fiyatlar azaldıkça eczacının geliri de düşmektedir. Üstelik eczacının ne ilaç satışını artırmak gibi bir çabası ne de ilaç fiyatlarının yükselmesini istemek bir gayesi olamaz. Eczacı toplumun akılcı ilaç kullanımını sağlamak için çalışan bir sağlık meslek mensubudur. Bu nedenle eczacılar sürekli daha çok çalışıp az kazanan bir konuma düşürülmüştür. Ve son üç yılda ekonomik olarak herhangi bir iyileşme de yaşamamıştır. Toplumun tüm diğer çalışan kesimlerinin gelirleri en azından enflasyonla bağlı olarak artarken eczacının gelirleri düşmektedir. Bu durum pek çok eczanemizi kapanma noktasına getirdiği gibi günden güne de kapanan eczane sayısını artırmaktadır.25.000den fazla eczanenin 638i gibi büyük bir çoğunluğu ekonomik bakımdan kırılgan bir dengede varlığını sürdürmeye çalışmaktadır. Eczacıların 548i kredi kullanmakta kredi kullanan eczacıların 66sı ise sürekli olarak kredi almak zorunda kalmaktadır. Eczacı eczanesinin ekonomik sürekliliğini sağlayabilmek için borçla yaşamaktadır. Geldiğimiz süreçte eczanelerin tüm gider kalemleri artmış kira su elektrik telefon işçi ücretleri buna karşılık gelirleri maalesef azalmıştır.Yeni protokol görüşmesi boyunca Türk Eczacıları Birliği ve eczacı odaları eczacılar olarak defalarca SGK yetkilileri Kurum Başkanı ve Sayın Çalışma Bakanı ile son olarak da Ekonomi Koordinasyon Kurulu ile görüşmeler gerçekleştirip taleplerimizi ve taleplerimizin gerekçelerini ayrıntılı bir biçimde sunduk. Sayın Çalışma ve Sağlık Bakanlarımızın da eczanelerin içinde bulunduğu durumu gayet iyi bildiklerini makul ve haklı taleplerimizin karşılanması için Ekonomi Koordinasyon Kurulu nezdinde çaba harcadıklarını görüyoruz. Ancak EKKda yapılan görüşmeler neticesinde dün Sayın Çalışma Bakanı Süleyman Soylunun ifade ettiği teklifte olduğu gibi sadece reçete başına hizmet bedelinde yapılacak kısmi ve cüzi iyileştirmelerle eczanelerimizi yaşatabilmek mümkün değildir. Eczacının tahammül kapasitesinin çok ötesine geçilmiştir. Yaygın eczane ağını korumak ve halk sağlığına hizmet etmeye devam etmemiz için hep beraber bir adım atmanın zamanı çoktan gelmiştir. Eczaneler Türkiyenin 25.500 noktasında 78 milyon vatandaşımıza ve sayıları 3 milyona yaklaşan mülteciye yaygın- kesintisiz sağlık hizmeti sunmaktadır. Diğer yandan eczanelerin 2005ten bugüne kamu adına tahsil ettikleri muayene katılım payları dolayısıyla kamuyu her yıl en az 276 milyonluk personel maliyetinden kurtardığı asla göz ardı edilmemesi gereken bir husustur. Büyük özveriyle ülkenin dört bir köşesinde nitelikli sağlık hizmet sunumu veren eczanelere bu yıl için ayrılan 21.406 Milyar ilaç bütçesinden nefes aldıracak bir pay aktarılabilir. Ekonomi Koordinasyon Kurulunun ilaç sanayicilerine 12 milyar gibi bir rakam aktarırken kaynak olmadığı gerekçesiyle eczacılara bunun onda biri kadar rakamlar reva görmesi hakkaniyet adına açıklanmaya muhtaç büyük bir çelişkidir. İlaç harcamaları sağlık harcamalarının geçmiş yıllarda yüzde 45lerindeyken bugün bu oran yüzde 20lere gerilemiştir. GSMH içindeki payı yüzde 1.6dan yüzde 1e düşmüştür. Bu haliyle OECD ülkeleri arasında kişi başına ilaç harcaması en düşük ülkelerden bir tanesi konumundayız. İlaç fiyatlarını düşüren tüm ülkeler eczacılarını korumak için özel önlemler almaktadır. Çünkü eczacıları sağlık hizmet sunucularını paydaşlarını korumak tüm hastaları yani tüm yurttaşları korumak demektir. Osmaniye merkez ve Düziçinde mülteci çadır kentlerinde ve dışarıda kendi imkanlarıyla kalan toplamda 40 bin Suriyeli mülteci ilimizde ikamet etmektedir.Bu insanlara da ilaç hizmetini yıllardır vermekteyiz.14Ekim 2015 de yapılan düzenlemeyle bu reçeteler Ankara da incelenmeye başlamışşu anda 5 aydır kestiğimiz faturaların ödemelerini alamadık biran önce bu konu da çözülmezse 15Nisan itibariyle mültecilere ilaç hizmeti veremeyebiliriz.Önerimiz SGK protokol sürecinde mültecilerin de SGKya aktarılması ve Türk Eczacıları Birliğiyle AFAD başkanlığının protokol imzalamasıdır.Başkan Gül açıklamasını Altını özenle çizmek isteriz ki amacımız asla bir kaos oluşturmak değildir. Biz ayakta kalmak için yaşamak için sadece hakkımız olanı istiyoruz. Eczacıya bir can suyu kaynağı oluşturmak istiyoruz. Yaşamak ve yaşatmak istiyoruz. Hükümetimizin asgari ücrete turizm sektörüne ve ilaç sanayine yapmış olduğu ekonomik iyileştirmeleri biz eczacılara da yapılmasını talep ediyoruz. Ekonomi Koordinasyon Kurulunun da bu çerçevede taleplerimizi yeniden değerlendirmesini umduğumuzu kamuoyuna saygılarımızla duyuruyoruz diyerek tamamladı.




Sosyal Medya'da Paylaş
Facebook Yorumları